29 Nisan 2016 Cuma

Bir Günde ne Kadar Zihin Dağıtılabilir

Çoook çok :::)

Bu gün günlerden büyük paşamla Teknoloji merkeziydi :)
Bursalı olmadığımı araba kullanmaya başlayınca daha çok hissediyorum
nereye nasıl gidilir sürekli bi haritaya bakma ya da birine yol tarifi sorma ya da en basit haliye koklama usulü yön tayin ediyorum .
Bazen döndüğüm yerler tesadüfen doğru çıkıyor ya da doğru çıkana kadar dönüyorum :)

İnsanın büyümediği şehirde yaşadığı duygu bu sanırım ait olmayış ...

Neyse konumuz bu değil döneriz belki kahvaltımızı hiç de planlamadığımız bir şekilde yapıp teknoloji merkezine gittik.Bursa kitap fuarı alanının hemen ardında güzel bir oluşum ama çok da muhafaza edilemiyor anladığım kadarıyla bakımsız ve ilgisiz kalmaya başlamış bile sanki .



şehri çekmemiş miyim nere gitti o yaaa arkadaki platformda bursa var ve ulucami gibi bir çok yapı camdan yapılmış bu kenarda da termik ,rüzgar ya da güneş panelleriyle enerji üretiyorsunuz siz ve şehirdeki yapılar aydınlanıyor şehre elektrik sağlıyorsunuz çok eğlenceliydi :)

Bunun yanında paralel ve seri bağlantı tablaları vardı ve çok güzel yapılmıtı ama biz onla ilgilenirken onun fotoğrafını çekmeyi atlamışım ben de oynadım evet nolmuş severim elektrik devresi been dee :)


değişik çap ve yükseklikte çarkları dişlilerini denk getirip böyle işleyen sistemler yapıyorsunuz bu da eğlenceliydi 

burda da ellerinizin bulunduğu yerde yaptıklarınızla karşı panelde resim oluşturuyorsunuz bazılarında rehberimiz olmadığından amaçsızca eğlendik bunu neden yaptık pek anlamadık doğrusu :)


en keyiflilerden biri de bu hortum oluşuyor düzenekte çok güzeldi çok sevdik 


bunu 9d izlediğimiz extreme motor yarışı yerine sayın efendim :) çıkışta dizlerim azcık titrediğinden fotoğraf falan hiiiç aklıma gelmedi şahsen :D
Ben neden girdim ki yaaaaa dehşet bişeydi ürktüm bildiğin :)

çok koşturmacalı bir gündü ama büyük paşam için ve güzel bir gündü daha güzellerini Allah size nasib etsin inşallah .

Dün Ulucaminin yanından geçtik nurtenimle iki saat önce bombanın patladığı yerden zihnimi kapadım buraya ne kadar kötü bir duygudur.Kardeşim aradı ben oğlanlarla küçük kardeşimi ziyarete gitmiştim okuluna,antalyadaki kardeşim aradı sesi telaşlı abla iyi misin hiç bişeyden haberim yok tabi benim iyiyim noldu demeye kalmadan telefona aramalar ardı ardına düşmeye başladı .
Ben her gün nerdeyse ulucami civarndayım çünkü 
Allah yardımcımız olsun 












25 Nisan 2016 Pazartesi

Mor lale var dediler ördük :)



o motifler vardı ya ortalıkta dolanıp duran onları bişiler yapıyorum şu ara :) ve lale bahçeci bu akşamın mahsülü :)


24 Nisan 2016 Pazar

Şimdi Şöyle kiii N'ldu benim güllerime


baksanıza benim pembe pembe açacak diye bir yıldır gözünün içine baktığım taaa trabzondan fidanını getirttiğim .karda kışda sarıp sarmaladığım gülüme neler olmuş bakar mısınız beyaz beyaz kül yağmış sanki bi r de minnacık minnacık böcekcikler pırtlamış her yanında...


erikler bu boya kadar geldi dünden beridir yediğim erik sayısını bilmiyorum ama kiloyu aştık bak emin olabilirsiniz :)


Dün topladığım tomurcuk gelinciklerden biiri sabah bana günaydın dedi :) baksanıza yapraklarına yumuş yumuş olmuş çok şeker ıslatınca tomurcuğu böyle oluyomuş çok sevimli bir deney oldu kendi adıma :)


trafikçilik oynıcak diye iki hakının arasında çift şeritli yol bıraktıran sevgili oğlumun arabalarının yanına serip kaşla göz arasında eli kolu sarkmadan bir fotoğraf çekebildğim için çok başarılı hissediyorum kendimi :) 
nörüyorum peki ben 
emin olun kiii hiç emin değilim elime geleni örüyorum kalan köşede kıyıda ekleyip ekleyip gidiyorum bakalım bir battaniye mi olur diz örtüsü mü koltuk örtüsü mü yarım işler kardeşi mi artık ilerleyen zamanlar göstericek onu bize :)
etkinliğimiz bitti ama bizim blogcu hatunlarla muhabbetimiz sohbetimiz bitmedi ne güzel insanlar tanıdım yaa iki motif örcez die :)




Doğaya Teslimiyet Cumartesisi No:5 mi oldu ne :)

Çünkü bu anlara bu kokulara ihtiyacım var ve o ihtiyaç adına hepsini istifliyorum bu köşeye ama önce

23 Nisan ulusal egemenlik ve çocuk bayramımızda Yesa abimizin sundupu törende eğlendik coştuk biz :)


.sonra koptuk gittik biz renkli alemlere


mor menekşeler açmış artık pencerelerdeki



kan ve gül gül ile sen Aşkım ve ben miydi sözleri nasıldı :)




bu haftanın çiçek açan meyveleri muşmulalar burda beş bıyık da diyolar ama bizde muşmula :)


ahududular da artık arıları barındırmaya başlamış artık :)



yabani kestanenin çiçek öbeği bunu çekcem diye bi beş cm uzamışımdır parmak ucunda yükselme eğilimimden dolayı :)


geçen haftalarda yeşil toplar halinde olan bu çiçek iyice kar topuna bağladı :)




ben bir demet gelincik topladım çalışma masamda açmalarını umarak 


şu çiçekdeki zerafete bakar mısınız :)


civanperçeminin yeşil halini görmemiştim hep çay halini içmişim bugüne kadar bu beyaz çiçekler açan türüymüş pembe ve sarı açanı da varmış fidanları aranıyor bilginiz varsa bana ulaşın lütfen 

ve bu da son fotoğraf bak hakkaten bitti :) 


enginarlar el kadar olmuş yahu geçen hafta hiç bişicik yoktu bahçede ne ara büyüdü bunlar 

Şükürler olsun Allahıma tüm bu güzel şeyler için ve görmemize sebep olduğu için ...




20 Nisan 2016 Çarşamba

Bir doğaya teslimiyet daha


koca kamyona kurulan Erkut ve yolcusu Yesa :)


Havaların güzelleşmesiyle dışarı atıp gelişmlerini umduğum çiçeklerim 



ağaç kesmeyi öğrenen Erkut :) bir de çekeyim mi diye soruyoru hayır şimdi olmadı diyip fotoğrafı bekletiyor birazcık kestiğinde oldu olduuuu çek diye heyecan da yapıyor paşa!



Gülten ablam atölyesinde kıyafet dikerken terzilik olayında iyice aşka gelmiş :) ben de bu çiçekleri kareye çevirme işine devam ettim zira geçen cumartesi kapadığım örgüyü bir hafta sonra yine burada açtım 


bunlar da kirazlar hani avuç dolusu çiçeklerdi ya geçen şimdi gayet meyve formuna girmişler Allah a şükür ki bu güzellikleri yaratmış bizim için :)


veee ağaçlar güneşten çok susamıştır deyip onları sulayan Paşa


Pazar günü baba oğulu kütüphane ve köye yollayan anne projesine gömülmeden önce bir kahve molası da verdi çok şükür :)










19 Nisan 2016 Salı

Bir mudanya daha

benim mobilitem havaların güzelliği ve dostun muhabbeti aşkına gidilen yol yoldan sayılmaz değil mi


iki çay eşliğinde muhabbet ve deniz güneş güzel kızlar yani biz :)


deniz namına mudanya sahilinde çekebildiğim tek yer


ve sahilin tecrit edilmesi mütahit firmanın kaçması ihalenin yenilenmesiyle son bulcakmış bakalım mudanya denizine yaklaşabilecek mi yoksa tüm yazı tecritle mi geçirecek


11 Nisan 2016 Pazartesi

Pazar pazar evde ekmek yoksa heykele gideriz :)

Ekmek bulamazlarsa pasta yesinler demedik kalktık krep yaptık ve kahvaltımızı hallettik ama sabah öğle akşam krep olmaz deyip düştük yollara :)
Heykele yürüme on dakikalık mesafede olsak dahi Oğlanla yürürken o on dakika uzuyor ve de yorulduğunda dönüş yolunda taşıttırmak istiyor kendisini evet daha küçük ama bende onu taşıyacak kadar can yok ne yazık ki :(
Mümkün mertebe taşıtları kullanıp gittik ve havanın elverdiği ölçülerinde gezdik tozduk :)



ulucaminin önündeki havuz kenarında vakit geirmeden heykele indim diyemediğimizden ilk durağımız burası :)


Bursaya bir güzel kurulduk :)
daha önce itibar etmediği yazıya turistler sırayla fotoğraf çekilince bizimki de özencik oldu heeey kıskançlık :)


osmanlı macunu efenim ben de tattım çok değişik ve güzel bişeymiş :) uzun çarşı reyhan şarşı kavşağında haftasonları bulabilirsiniz siz de



ve böyle paketleri evinize götürüp dondurucuya yerleştirip sonra canınız çektiğinde yiyebilir mişsiniz tazesi gibi olcak mı görücez :) bize biraz torpilli muamele vardı tabi :)











10 Nisan 2016 Pazar

Cumartesi doğa günü

resmi olarak cumartesiyi doğaya teslimiyet günü olarak ilan ediyorum :)

ceviz çiiçekleri çok şirindi bu kez onlarla başlamak istiyorum


erikler artık dişe gelmeye başladı :)


bunun adını ben limon çiçeği diye biliyorum ve de kokusuna deli olurum şahsen :)


adını bilmem bi çeşit çalı çiçeği ama hoş koksu varmış bunun da 


bunlar sanırım ortanca ya da minik ortanca ya da ortancayla hiç alakaları yok ama çok şirin minnacık çiçeklerden oluşan toplar hoşlar 



doğa canlanmış olmanın ötesine geçip gayet de meyve verme evresine girmiş artık :)


ve güller mis kokulu 



bu çiçeğin geçen hafta tomurcuklarını yayınlamıştım bizim gülten abla adını bilmiyor ama açtığındaki detayını bir görseniz siz de adını önemsemeden bahçenizin baç köşesini ayırırdınız muhakkak ki şuna bir baksanıza :)



bir açık bir de koyusu var renk tonu olarak ama çiçekleri çok hoş 


Erkut ayşe ve zeynep ablaları da uyanan doğanın çeşitli renklerini pasta yapmak için derlediler işte sonuç


veee her gidişimizde birşeyler pişirmessek rahat edemiyor hatunlar :)
bu kez de yine kabak böreği diycem balkabağı tatlısı dicem öyle bişey yaptık 
balkabağı rendesi ,ceviz,şeker ,tuz yufka öyle aman aman malzemesi de yok ama parmaklarımızı yedik yine :)



pişmiş halini çekmemişim neden çünkü daha tepsi çıkar çıkmaz accık dayanıp tepsiyi hüpletmişiz yapcak bişey yok :)